19 May 2012 Saturday
            | Reklam Ver  |  Kontak  |  Sayfana Ekle  |  RSS
Hani'de Emniyet Müdürlüğü'ne roketli saldırı
Diyarbakır'da tarihi Newroz
CHP'nin dizaynında Demirel mi var?
Libya'ya bomba yağıyor
Dersim iftira mı gerçek mi?
Character size :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Karayılan: Komplonun 13. yılı çözüm yılı olmalı

Karayılan: Komplonun 13. yılı çözüm yılı olmalı
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Avrupa’daki Kürtleri Strasbourg mitingine güçlü katılım göstermeye çağırırken, “Uluslararası komplonun 12. yılında Kürt sorunu çözüm sürecine taşınmıştır.
11.02.2011 / 12:23


13. yılı ise bir çözüm yılı olmak durumundadır” dedi. Karayılan, mevcut sürecin ancak tasfiye ve imha dayatılması durumunda tıkanabileceÄŸini söylerken, “Buna karşı ise hareketimizin MeÅŸru Savunma Stratejisinin son aÅŸaması olan “Devrimci Halk Savaşı” perspektifiyle mücadeleyi baÅŸlatma görevi doÄŸacaktır” diye belirtti.



PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası 15 Åžubat komplosunun 12. yıldönümüne girilirken KCK Yürütme Konseyi BaÅŸkanı Murat Karayılan, bu yılki protestoların geçen yıllardan farkını ve yeni dönem mücadelesi açısından 15 Åžubat’ın ne tür mesajlar içerdiÄŸini ANF’ye deÄŸerlendirdi.



Karayılan ÅŸunları belirtti: “Öncelikle Önder Apo ÅŸahsında hareketimize ve halkımıza karşı geliÅŸtirilen uluslararası komplo sürecine katılan bütün güçleri ÅŸiddetle kınıyorum. Onları, bir halkın haklı mücadelesi karşısında almış oldukları bu tavır nedeniyle insanlık hukuku ve tarih de mahkum edecektir. Çünkü Önder Apo’nun öncülüÄŸünde geliÅŸen Kürdistan Özgürlük Hareketi haklı, çaÄŸdaÅŸ, insani taleplerle yola çıkan bir özgürlük ve demokrasi hareketidir. Buna karşı uluslararası güçlerin kirli, ekonomik ve siyasi çıkarlar uÄŸruna ÖnderliÄŸimizi, korsanca kaçırmaları ve Türkiye’ye teslim etmeleri evrensel hukuk gerçeÄŸi karşısında bir suçtur. Bugün halen bu suç açığa çıkarılmış ve suçlular mahkum edilmiÅŸ deÄŸildir. Fakat halkımız bu suçu iÅŸleyenleri mahkum etmiÅŸ ve mücadelesiyle onları baÅŸarısız kılmıştır.



BilindiÄŸi gibi uluslararası komplonun esas amacı Önder Apo öncülüÄŸünde geliÅŸen Kürt özgürlük çizgisini tasfiye etmektir. Çünkü komplocu güçler bu çizginin Kürdistan’da geliÅŸimini kendi çıkarları açısından tehlike ve engel olarak gördükleri için kendi hukuklarını da çiÄŸneyerek bu suçu iÅŸlemiÅŸlerdir.



İLK KOMPLO LOZAN’DA GERÇEKLEÅžTİ



Esas olarak uluslararası güçlerin Kürt halkına karşı ilk komplosu, Lozan’da gerçekleÅŸen komplodur. Bölgenin en kadim ülkesi ve halkı olmasına raÄŸmen Kürt halkı çeÅŸitli vaatlerle avutulmuÅŸ ve sonuçta yok sayılarak toprakları komÅŸu devletlerarasında paylaşılmıştır. Daha sonra 1925 yılının Åžubat ayında Kürt güçlerine karşı bir provokasyon geliÅŸtirerek, yeterli hazırlık olmadan Åžex Sait isyanının baÅŸlatılmasına yol açılmıştır. 15 Åžubat günü aslında o tarihten beri bir kara gündür ve o tarihten bu yana Kürdistan üzerinde bir soykırım politikası geliÅŸmektedir.



Kürt halkına dayatılan bu inkar, imha ve soykırım politikalarına karşı mücadele yürüten hareketimizin Kürdistan’da geliÅŸme göstermesiyle birlikte, hareketimize karşı da bir komplo süreci dayatılmıştır. Bu komplo süreci çeÅŸitli aÅŸamalardan geçmiÅŸ ve 15 Åžubat 1999’da ÖnderliÄŸimizin esir alınıp Türkiye’ye teslim edilmesiyle sonuçlanmıştır. Aradan geçen bu süre içerisinde soykırım politikasının Kürtler üzerinde sonuç alıcı olması için çok çeÅŸitli yöntemlerle siyaset ve uygulamalar geliÅŸtirilmiÅŸtir. Bu 12 yıl boyunca çok çeÅŸitli saldırılarla tasfiye süreci sonlandırılmak istenmiÅŸ ve Kürt halkı üzerinde 15 Åžubat 1925 günü baÅŸlatılan bu soykırım politikası sonuca ulaÅŸtırmak amaçlanmıştır. Komplocu güçler Önder Apo’nun esir alınmasıyla birlikte hareketimizin fazla yaÅŸamayacağını ve tasfiye olacağını hesaplamış ve planlamışlardı.



Ancak daha uluslar arası komplo sürecinin başında “GüneÅŸimizi Karartamazsınız!” ÅŸiarıyla gerçekleÅŸen 200’e yakın fedai eylemin kahramanları hareketimizin ve Kürt halkının uluslar arası komploya karşı nasıl cevap vereceÄŸini ortaya koymuÅŸlardır. Daha sonra Viyan Soranların ve Veysi Kayaların eylemsel çıkışı bu sürecin geçici deÄŸil, büyük bir fedai ruhuyla karşılanmakta olduÄŸunu ortaya koymuÅŸtur.



Bu komploya karşı Önder Apo çok yüksek bir dirayet, öngörü ve ustalıkla mücadele yürütmüÅŸ; İmralı’da en zor koÅŸullar altında, üçüncü önderliksel doÄŸuÅŸu gerçekleÅŸtirmiÅŸ ve tüm ezilenleri zafere taşıyacak olan yeni bir mücadele paradigmasını geliÅŸtirmiÅŸtir. İmralı İşkence Sistemi’ne karşı yüksek bir özveriyle geliÅŸtirilen kararlı direniÅŸ, çok anlamlı ve tarihsel bir direniÅŸ olarak kayda geçilmiÅŸtir. Bu direniÅŸin salt fiziksel olmayıp ideolojik, psikolojik, ruhsal ve kültürel boyutlarıyla derinleÅŸerek uluslararası komployu boÅŸa çıkarma stratejisinin ve mücadelesinin ÅŸekillenmesi biçiminde somutlaÅŸması çok önemli sonuçlar ortaya çıkartmıştır.



HEDEF 13. YILDA KOMPLO TAHRİBATLARINI ORTADAN KALDIRMAK



Bu duruÅŸ temelinde, gerillanın Önderlik çizgisinde tutarlı bir duruÅŸ göstermesi; özellikle de 1 Haziran 2004 hamlesini baÅŸlatarak yeniden partileÅŸme, PKK’lileÅŸme ve bir sistem haline gelme mücadelesi biçiminde direniÅŸi boyutlandırması, mücadelenin her alanda kapsamlılaÅŸmasını saÄŸlamıştır.



ÖnderliÄŸimizin ve hareketimizin bu kararlı direniÅŸine büyük bir fedakarlıkla katılım gösteren yurtsever Kürdistan halkı ise, geçen bu 12 yıl boyunca her türlü fedakarlığı yapmıştır. Gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında on binlerce yürüyüÅŸ ve miting gerçekleÅŸtirmiÅŸ, sokakları aşındırmış, açlık grevleri yapmış, iÅŸkencelerde direnmiÅŸtir. Kürt anaları, genç kızları, erkekleri ve çocukları yaÅŸamları pahasına Önderlik çizgisinde saf tutmuÅŸ, büyük ve uzun bir süreye yayılan kahramanca bir direniÅŸi ortaya koymuÅŸ ve serhildan ÅŸehitlerini vermiÅŸtir.



Yani özellikle gerillanın, Adiller ve Nudalar ÅŸahsında sergilediÄŸi kararlı tutum, halkımızın yüksek fedakarlığı ve Önder Apo’nun yüksek öngörüye dayalı yeni paradigmasal açılım ve duruÅŸu Kürt özgürlük hareketi açısından büyük bir mücadele azmini ortaya çıkarmış ve uluslararası komplo karşısında baÅŸarılı bir mücadele süreci geliÅŸtirilmiÅŸtir. Bugün 12 yılı geride bırakıp, 13. yılına girilirken, artık boÅŸa çıkarılmış bulunulan bu komplo sürecinin bütün tahribatlarını ortadan kaldırma mücadelesi temel bir hedeftir.



13. YIL ÇÖZÜM YILI OLMALI



Gelinen aÅŸamada Kürt halkı sadece uluslararası komployu protesto etmiyor; aynı zamanda uluslararası komplonun bütün tahribatlarını aÅŸacak devrimsel bir sürecin geliÅŸtirilmesi mücadelesini de veriyor. Özellikle uluslararası komplonun 12. yılında Kürt sorunu çözüm sürecine taşınmıştır. 13. yılı ise bir çözüm yılı olmak durumundadır. Bu nedenle uluslararası komplonun tümden yenilgisi, Kürt sorununun çözümü, Önder Apo’nun ve Kürt halkının özgürleÅŸmesi 13. yılda temel amaçtır. Uluslararası komplonun en temel tahribatı Önder Apo’nun esir alınmasıdır. Komplonun tüm etkilerinin aşılması ancak ve ancak Önder Apo’nun özgürlüÄŸüyle mümkün olabilir. Bu nedenle bundan sonraki öncelikli hedef Önder Apo’nun özgürlüÄŸüdür. Bu olmadan Kürt sorununun çözümü de zaten mümkün deÄŸildir.



DEVRİMCİ HALK SAVAÅžI BAÅžLATMA GÖREVİ



Bu amaca ya diyalog ve demokratik çözümle ulaşılacak ya da sürecin tıkatılması karşısında halkımızın görkemli direniÅŸiyle ulaşılacaktır. Büyük bir azim ve emekle özgürlük mücadelesi Demokratik Özerklik formülüyle çözüm sürecine taşınmıştır. Artık hiç kimse bu süreci geriye çekemez. Halkımızın toplumsal arzusu mücadelenin her alanında örgütsel bir güce dönüÅŸmüÅŸtür. Bu nedenle sürecin tıkatılması ancak ve ancak tasfiye ve imhanın dayatılmasıyla mümkün olabilir. Buna karşı ise hareketimizin MeÅŸru Savunma Stratejisinin son aÅŸaması olan “Devrimci Halk Savaşı” perspektifiyle mücadeleyi baÅŸlatma görevi doÄŸacaktır. Bunun için hareketimizin gerekli yoÄŸunluÄŸu ve birikimi mevcuttur.



Özgürlük mücadelesinin gelmiÅŸ olduÄŸu bu aÅŸamada uluslararası komplonun 13. yılında protesto eylemleri kuÅŸkusuz önceki yıllardan daha farklı olmak durumundadır. Åžimdi sadece protesto etmek deÄŸil, aynı zamanda komplonun etkilerini ortadan kaldırmak, komployu tümden yenmek ve baÅŸarıyı kazanmak için eylemsellik geliÅŸmelidir. Yani 13. Yılın eylemleri baÅŸarı ruhunu ortaya koyan ve özgürlüÄŸü hedefleyen eylemler biçiminde geliÅŸmek durumundadır.



STRASBOURG MİTİNGİNE GÜÇLÜ KATILIM SERGİLENMELİ



Halkımızın protesto ve özgürlük için geliÅŸen eylemsellik süreci ÅŸu anda baÅŸlamış bulunuyor. Tamamen demokratik, meÅŸru bir toplumsal tutum olan bu eylemler belli ki giderek artacak ve ulusal soykırım günü olan 15 Åžubat günü halkımızın protesto eylemleri zirveleÅŸerek, özgürlük sürecinin geliÅŸme mesajını verecektir. Gelinen süreçte artık sadece protesto etmek deÄŸil, çözümü dayatan bir eylem anlayışını esas almak durumundayız. Bu nedenle halkımız tüm alanlarda bu espriyle protesto eylemlerine katılmalıdır. 15 Åžubat günü sadece bir kara gün deÄŸildir. Aynı zamanda bu kara güne karşı mücadelenin ve direniÅŸin de yükseltildiÄŸi bir gündür. Bundan dolayı bir ulusal soykırım günü olarak protesto edilen 15 Åžubat gününde yükselecek mücadele ile bütün ulusal soykırım politikalarına karşı özgürlüÄŸü dayatan bir duruÅŸ esas alınmalıdır.



Bu amaç doÄŸrultusunda öncelikle Avrupa’nın en önemli merkezlerinden birisi olan Strasbourg’da 12 Åžubat’ta gerçekleÅŸecek olan protesto mitingine halkımızın daha güçlü bir katılım sergilemesi, uluslararası güçlere verilecek mesaj açısından büyük önem taşımaktadır. Ülke içinde ve dışında, irili ufaklı bir biçimde halkımızın geliÅŸtirdiÄŸi protesto eylemlerinin 15 Åžubat’ta doruÄŸa çıkarılacağı görülmektedir. Ulusal düzeyde protestoların geliÅŸeceÄŸi 15 Åžubat gününde, komplonun anlamının derinliÄŸini özümsemeye dönük ulusal onur orucu tutmak ve yaÅŸamı durduracak düzeyde bugün çalışmayarak, protestoya katılmak uluslararası komplocu güçlere verilecek en etkili bir cevap olacaktır. Dönemin ÅŸiarı Önder Apo’nun özgürlüÄŸüdür. Özgür Önderlik, özgür kimlik ve Demokratik Özerklik temel ÅŸiarlarımızdır. Özgür Kürdistan ve Demokratik Türkiye amacına da ancak böyle ulaşılabilir. Tüm halkımız ve dostlarımız bu final sürecinde daha güçlü katılarak özgürlük ve demokrasi mücadelesini 13. yılında daha da yükseltmeyi bir insanlık görevi bilmelidir.”


Etiketler:
Bu haber toplam 1861 defa okundu
YAZARLAR