Türk devleti, Kürt halkını kollektif kimliğiyle tanımıyor. Kürt çocukları; doğuştan gelen hakkı olan anadilini devlet okullarında öğrenemiyor.
DERSIM – Gesellschaft für Wiederaufbau e.V.gemeinnützig Komela newe Virastena Dersimi Komela ji nû ve avakirina Dersimê Dersimi yeniden inşa cemiyeti
KÜRDİSTAN HALKININ DEMOKRATİK KAMUOYUNA
Değerli DERSİMLİLER!
Türk devleti, Kürt halkını kollektif kimliğiyle tanımıyor. Kürt çocukları; doğuştan gelen hakkı olan anadilini devlet okullarında öğrenemiyor. Kürt kimliği, kültürü, tarihi üzerinde devletin anayasal yasakları duruyor.
Peki bu devlet düne kadar, hatta bugün bile halk olarak tanımadığı Kürde neden TRT6 verdi?
Türk Genelkurmayı ile Fetullahçı AKP, bu suretle Kürt halkının mücadelesini kollektiflikten bireyselliğe, televole kültürüne indirgerken, halkımızın son 30 yillik özgürlük mücadelesi karşısındaki çaresizliğini gizlemeyi, bu suretle de Kürt toplumunu bölmeyi amaçlamıştır. TRT 6 ile Kürt mücadelesini tasfiye etmeyi hayal etmekteler. Kürdün varlığını kabul etmeyen sistem, bu TV üzerinden Kürtleri sistem içinde yok etmek istiyor. Aklı olan düşünür, bir yandan Kürtçe yayın yapan devlet, diğer yandan Kürtçe'yi „Anlaşılmayan bir dil“ olarak meclis tutanaklarına geçiriyor.
Eğer devlet gerçekten Kürtlerle barışı düşünüyorsa, önce anayasasındaki Kürtçe üzerindeki yasakları kaldırır, Kürt halkının kimliğini tanır ve savaşa son verirdi.
Bunları yapmayan AKP hükümeti, Genelkurmay'ın emriyle bu yılın başında TRT6 açtı ve beyaz adam hayranı, karakter yoksunu, AKP'li veya sempatizanı Kürtleri; İstiklal Marşı ile açılan bu televole kanalında görevlendirdi. Öbür yandan, AKP dış dünyaya: „Kürtlere TV kanalı verdik.“ diyerek ünlendi. Aslında Genelkurmay ve AKP bu TRT 6 ile koruculuğu kırsal kesimden metropollere getirmek istemiştir. Bunu dürüst her Kürt ve insan bilir.
Ancak bakıyoruz ki, hiç hakkı olmadığı halde DERSİM adını kullanan, Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) ve devletin Tunceli adını kullanan Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF )
adına sözde „genelbaşkanlar“:„Biz Tunceli (Dersim) ve çevre illerde yaşayan insanlar Dersimce (Dımılice-Zazaca) konuşmaktayız. Dersimce kendi başına bir dildir ve millyonlarca insan tarafından konuşulmaktadır. Dersimce (Dımilice-Zazaca) dilinde de TV yayını talep ediyoruz.“ şeklinde TRT ve Başbakan Tayyip Erdoğan'a müracaat ederek koruculuk talebinde bulunmuşlar.
Ayrıca bu „genelbaşkanlar“dilekçede:Kürtçe (Kurmanci) dilinde programlara başlayan TRT Şeş, Türkiye toplumunda ve özellikle Kürt yurttaşlarımız içerisinde büyük sevinçle karşılanmıştır.“
Böylece Kürt olmadıklarını söyledikleri halde, Kürtler adına böylesi gerçek dışı belirlemede bulunmakla hadlerini çok aşan provakatör davranış sergilemiş oluyorlar. Kimdir bunlar?
Kürt olmamak için bir zamanlar „Zazaca, Zaza ulusu“ diyenler, tutmayınca bu sefer „Dersimce“ diye yeni bir dil ve halk bulmuşlar. İstiklal Marşı eşliğinde „Dersimce“ konuşup koruculuk yapmak istemektedirler.
Dersimliler; Dersim 38 katliamının ve yaktığı köylerin hesabını vermeyen, binlerce Dersimli Kürdün kanına giren, halen Kürdistan'a bombalar yağdıran devletten ve Kürt ve Alevi kimliğini tanımayan Erdoğan'dan böyle birşey talep edemez. Kürt ve Alevi inkarı Türkçe yapılmış ya da Kürtçe fark etmiyor.
Seyid Rıza'nın ve Dersim'in değerlerine sadık herkes; kaybolmakla yüz yüze kalan Kırmanci lehçesine elbette sahip çıkar. Gerek ROJ TV, gerekse Özgür Politika'da bu lehçe ile yayın yapılmaktadır. Ancak sahtekar bir şekilde Dersim adını kullanıp, diğer yandan Dersimliye ihanet eden, efendinin bölüp parçalama istemi doğrultusunda hareket eden; Kürt lehçesine Kırmanci dememek için her türlü taklayı atan, Dersim değerlerinden uzak bu korucuları halkımıza teşhir ediyoruz ve edeceğiz.
Yurtsever halkımızın bu sahtekarlıkları göreceğini umutederiz.
DERSİM'İ YENİDEN İNŞA CEMİYETİ
Yönetim Kurulu |