Anasayfa
 Ana Sayfa  Foto Galeri   Profilim  Müzik Dinle  Üye Çıkış  Admin
  Ana Menü

Munzur
 
Su Anda Izlediginiz Kanal::
Su Anda Izlediginiz Kanal:

<a href=''>Play Su Anda Izlediginiz Kanal:</a>

  Basin & Yayin
Basın - Yayın


Halk Cephesi 2 Nolu Açıklaması

 
Yazar Parastin Tarih: Salı, 08. Temmuz 2008

Halk Cephesi, “Türkiye Gerçeği İşkencedir, Katliamdır” başlığıyla, bugün 2 nolu açıklamasını yayınladı. Açıklamanın tamamına yer veriyoruz:

Açıklama No: 2
Tarih: 8 Temmuz 2008


Türkiye Gerçeği İşkencedir,
Katliamdır


• İşkence, insan hakları ihlalleri, komplolar yeni değildir.
Farklı olan yaptıranların ve maruz kalanların kimliğidir.
• İşkenceyi ‘yeni’ keşfedenlerin itirazı, bu yöntemlerin
egemenler arasında it dalaşında kullanılmasınadır!
Devrimcilere karşı kullanılmaya devam edilebilir



“Ziverbey Köşkü gibi” diye sekiz sütuna manşet atmıştı infazların, katliamların alkışçısı bir gazete. Faşizmi savunmakta generalleri, polis şeflerini ve faşist MHP’yi geride bırakan düzenin ana muhalefet lideri Deniz Baykal, “Darbe dönemi gibi” diye haykırıyordu. Ülkemizde hukukun, adaletin nasıl ayaklar altında çiğnendiğini, nasıl insanlık dışı uygulamalar yapıldığını en iyi bilebilecek konumdakilerden biri olan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, “Sıkıyönetim mahkemelerinde bile böyle bir insan hakkı ihlali görülmedi.” diye demeçler veriyordu.

Sanki, işkenceler 12 Mart’ta Ziverbey’de kalmış da yeniden hortlamıştı. Sanki, 12 Eylül döneminden bu yana, bu ülkede hiçbir anti-demokratik uygulama olmamıştı da şimdi oluyordu.

Ya biz bu ülkede yaşamıyorduk; ya bunları söyleyenler.

Bizim bu ülkede yaşadığımız kesindi. Çünkü bu ülkenin sokaklarındaki kan bizim kanımızdı. Bu ülkenin Emniyet müdürlüklerinde, jandarma karakollarında, hapishanelerinde dökülen kan bizim kanımızdı. Bizim etimiz lime lime doğranmıştı oralarda. Biz “intihar” ettirilmiş, biz kaybedilmiştik oralarda. Oralar, MİT’e, polise, jandarmaya bağlı işkencehaneler, F Tipi hapishaneler, bizim için yapılmıştı zaten. Generaller için değil!

Doğan Holding’in gazetelerinin, Deniz Baykalların ve işkenceyi, tutukluluk süresinin bu kadar uzamasındaki anti-demokratiklikleri keşfedenlerin itirazı da bunaydı zaten; devrimciler için yapılan yerlere generallerin, patronların konulması, devrimcilere karşı kullanılmak üzere geliştirilen yöntemlerin egemen sınıfların bir kesimine karşı kullanılması kabul edilemezdi!!!

Kabul edemedikleri, muhalefet ettikleri yalnızca budur.


İŞKENCE VE RİYAKARLIK: AKP iktidarı tarafından “Ergenekon” adı verilen operasyonda gözaltına alınan generallere, patronlara, gazetecilere yapılan uygulamalar karşısında belli kesimler bir anda “işkenceyi”, “insan haklarını” hatırladılar. Gözaltına alınanları, banklarda oturtmuşlardı, uykusuz kalmışlardı, tansiyonları yükselmişti. Tutuklama “önlem” olmaktan çıkıp cezaya dönüşmüştü. Söylenenler bunlardan ibaretti.

Bunlar da eleştirilebilir kuşkusuz; fakat, ülkemiz kan gölüne dönüştürülürken, bunları görmezden gelenlerin bu operasyonda yaşananları sanki tek zulüm örneğiymiş gibi gündeme getirmesinin riyakarca olduğu da açıktır. 2 gün gözaltında hastanelere taşındılar. Oysa, 12 Eylül döneminde gözaltı süresini 90 güne çıkaranlar kendileriydiler.

İşkence, ülkemizden hiçbir zaman eksik olmadı; istisnasız bütün iktidarlar döneminde devam etti. Şubelerden cesetleri çıktı insanların. Bazen cesetleri bile çıkamadı; kaybedildiler. Yüzbinlercesi sakat bırakıldı.

Amaç düzen karşıtlarını yok etmekti. Amaç halkın mücadelesini sindirmekti. Bu amaçta hemfikir olan tüm düzen güçleri, işkenceye yönelik eleştirileri her zaman “münferittir” demagojileriyle savuşturup işkencecilere “devam edin” mesajı verdiler.

Halka, devrimcilere, demokratik güçlere karşı uygulanan zulüm, yalnız işkencelerle de kalmadı. Katliamlar, kaybetmeler, faili meçhuller, baskınlar, provokasyonlar, linç saldırıları... hiç eksik olmadı ülkemizden. Emri veren iktidarlar; uygulayan, polis, jandarma ve MİT’ti. Bu değişmemiştir.

Bugün de emri AKP veriyor. AKP’nin dinci polisi uyguluyor.


HEDEF HEP DEVRİMCİLERDİ! Komplolar, iftiralar, sahte belgeler de bu ülkede polisin en sık ve en yaygın başvurduğu yöntemler arasında oldu hep. Bir senaryo hazırlayıp, bunu birine imzalatıp ardından bu senaryolarla yüzlerce kişiyi gözaltına alan, yıllarca sorgusuz yargısız F tiplerinde yatıran aynı polisti. Benzer senaryolar ve gerekçelerle bugün de ülkemizin hapishanelerinde yüzlerce devrimci, demokrat yatıyor. Devrimcilere, demokratlara yönelik baskıların en hafifi, işten çıkarmalar, okuldan atmalar, sürgünler, tehditler, gözdağı olmuştur.

Hedef hep devrimcilerdi. Ve devrimciler olduğu için de, bugün “Ziverbey köşkü” manşetini atanlar, “darbe dönemi gibi!” diyenler, bunları yok sayıyordu.


BURJUVA MEDYA HEP ZULMÜN DESTEKÇİSİYDİ! 5 yıldır AKP iktidarında “işkenceye sıfır tolerans” söylemleri arasında sürüp geldi işkence, infaz ve katliamlar. Emri veren AKP, uygulayan AKP’nin dinci polisiydi. Peki destekleyen kimdi? Şimdi “demokrat” kesilen burjuva medyadan başkası değildi. Ülkemiz tarihine bakıldığında görülür ki, hiçbir işkence, infaz, katliam, provokasyon yoktur ki, burjuva medyanın desteği olmadan yapılsın.

12 Eylül darbesini hatırlayın. 1990’lardaki infazları, katliamları hatırlayın. Ulucanlar katliamını, 19-22 Aralık 2000 katliamını hatırlamak bile yeter. Bu işkenceler, katliamlar yapılırken, Hürriyet gazetesinin o günlerde kullandığı manşetleri hatırlamak, “Ziverbey Köşkü gibi” manşetinin riyakarlığını göstermeye de yeter.


SORUN BU YÖNTEMLERİN İT DALAŞINDA KULLANILMASI! Devrimcilere karşı kullanıldığında “meşru” görülen araç ve yöntemler, şimdi egemenler arası savaşta kullanılınca, feryat ediyorlar. İşte Ergenekon operasyonunda gözaltına alınıp, hastalanmasına rağmen tek kişilik hücrede tutulan, tedavisi yapılmayan ve sonuçta ailesine ölüsü teslim edilen Kuddusi Okkır! İşte F Tipleri gerçeği budur. Bu gerçeği anlatmak için bu ülkede 122 insan öldü. Şimdi Ziverbey’den, hukuksuz tutuklamalardan, F Tipleri’nden söz edenler, bizim F Tiplerinden çıkan cesetlerimizde haber değeri bile görmüyordu.

Çünkü devrimcilerin öldürülmesi “doğaldı” bu ülkede. Devrimciler söz konusu olduğunda, hukuku, insan haklarını, Ziverbeyler’i hatırlamıyor burjuvazi.

AKP kendinden olmayan herkesi “terörist” diye suçluyor. Ya ondan yanasın, ya yaşam hakkın yoktur. Onyıllardır devrimcilere karşı her türlü baskıyı, infazları, işkenceleri, katliamları meşru göstermek için kullanılan “terörizm”, bu kadar ucuzdur işte.

Tarihin tecellisidir ki, bugün “terör örgütü” suçlamasına maruz kalan generaller, bu suçlamayla nice infazlara, katliamlara, zulümlere imza atmış kişilerdir. Ve şu da unutulmamalıdır ki, yarın AKP’lilerin de benzer suçlamalarla karşı karşıya kalmayacağının garantisi yoktur.


BU TÜRKİYE GERÇEĞİ İÇİNDE DEMOKRAT, VATANSEVER OLMAK, DEVRİMCİ OLMAKTIR! Bugün ülkemiz siyasetinde, kendi iktidar kavgalarını veren egemenler, tüm kavramları çarpıtıp, halkı kendilerine yedeklemek istiyorlar. Şeriatçı AKP, demokrat!.. Darbeci generaller ulusalcı!.. Emperyalizm işbirlikçisi AKP, darbeye karşı!.. Katliamcı generaller, gericiliğe karşı!.. İnfaz, katliam alkışçısı Doğan Medya, insan hakları savunucusu... Çarpıklıklar ve çarpıtmalar böyle devam edip gidiyor. Ve bu çarpıtmalar ortasında tek bir gerçek çıkıyor öne:

Gerçek demokratlar, gerçek vatanseverler, sadece devrimcilerdir. Bugün de demokrasi ve bağımsızlık için savaşan tek güç devrimcilerdir. Bağımsızlığı, demokrasiyi gerçekten savunmak, cesaret ister. Bu bedelleri ödemeyi hiçbir düzen gücü göze alamaz. En büyük bedelleri de işte bu yüzden biz ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Fakat bağımsız demokratik sosyalist Türkiye idealimiz bu bedelleri ödemeye değer.

Tüm gerçek demokratları ve tüm gerçek vatanseverleri, bu çarpıklıkların safında olmayı terkedip, bağımsız ve demokratik Türkiye mücadelesine katılmaya çağırıyoruz.

Türkiye gerçeği, işkencedir, gözaltında ölümdür, kayıptır, katliamlardır. İkisi de faşist ve ikisi de işbirlikçi olan generallerin yönetiminde de, AKP iktidarında da bu Türkiye gerçeği değişmemiştir ve DEĞİŞMEYECEKTİR. Hem AKP iktidarının, hem generallerin yönetiminin karşısına kararlı, tutarlı bir demokratlık ve anti-emperyalizmle çıkalım.

Halk Cephesi

Halk Cephesi 2 Nolu Açıklaması

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


  son 5 Haber
  Seçenekler


  Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

  İlgili Bağlantılar

En çok okunan haber: Manşet:

Kontak : webmaster@munzurum.com


Makaleler yazarın/yazarların fikri mülkiyetidir,
başka her şey © 2004 - 2008 by www.munzur.org ( rojamunzur.com ) ( Munzurum.Com ) ( DERSIM ) ( MUNZUR ) ( KALAN ) ( MAMIKE )

Sayfa Üretimi 0.0712 Saniyede, 11 Veritabanı Sorgusuyla