Anasayfa
 Ana Sayfa  Foto Galeri   Profilim  Müzik Dinle  Üye Çıkış  Admin
  Ana Menü

Munzur
 
Su Anda Izlediginiz Kanal::
Su Anda Izlediginiz Kanal:

<a href=''>Play Su Anda Izlediginiz Kanal:</a>

  Basin & Yayin
Basın - Yayın


Şırnak’ta 1 yarbay, 1 binbaşı ve 1 asker öldü

 
Yazar tijasodri Tarih: Pazar, 10. Haziran 2007

Şırnak’ta HPG gerillalarına yönelik operasyon sırasında meydana gelen patlamada 1 yarbay, 1 binbaşı ve 1 asker öldü, 6 asker de yaralandı.
Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde karayolunda meydana gelen patlama sonucu 1 yarbay, 1 binbaşı ve 1 asker öldü. Alınan bilgiye göre, Akçay Tugay Komutanlığı'na bağlı askeri konvoyun Güçlükonak ilçesine hareketi sırasında, karayolunun 10. kilometresinde uzaktan kumandalı patlayıcı infilak ettirildi. İlk bilgilere göre patlamada, askeri araçta bulunan Yarbay Melih Gülova ile Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu ile Onbasi Hasan Guresen öldü. Bu arada yaralanan 6 askerin durumunun ağır olduğu bildirildi. 

Yaralanan askerler, helikopterle bölgeden alınarak Şırnak Asker Hastanesi'ne kaldırılırken, bölgeye çok sayıda askeri birlik sevk edildi

Şırnak’ta 1 yarbay, 1 binbaşı ve 1 asker öldü

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


sipane xelat bildirdi: Tarih: 10.06.2007 12:59:
LÜTFEN OKUYUN:   Kürt halk önderi; ırkçı, soykırımcı Türk devleti tarafından zehirlendirilmiş. Türk ordusunun devşirme ırkçı generalleri Kürtleri düşman ilan etmiş, Kürtleri tümden soykırımdan geçireceğinden söz ediyor. Hala bazı Kürtler çocuklarını askere gönderiyor.Kuzey Kürdistan boydan boya askeri işgal altına alınmış durumda, özel timler, Jitem elemanları, polisler, korucular ve ajanlarla birlikte bir milyona yakın askeri güçle gerillaya ve Kürtlere karşı topyekun savaş başlatılmış. Hala bazıları barış kavramını kullanıyor.Kürtlerin siyasal temsilcileri birer birer zindana dolduruluyor, DTP’nin seçime girmemesi için nen- nazist Büyükanıtla, islamist faşist Erdoğan Dolma Bahçe sarayında görüşüp, Kürtleri yok etme kararı alıyorlar, hala bazıları devletin ne yapmak istediğini anlamıyor.

Yargıtay öldürmeye özgürlük, yaşamaya suç tanımını getirmiş hala bundan irkilmeyenler var.Katliam kapıda, kıyamet kapıda hala suskunluğunu bozmayanlar var.
Eşitlik ve özgürlük gibi en kutsal değerleri insanlığa kazandıran, tarihin en kadim halklarından olan Kürtleri düşman ilan etmek nedir biliyor musunuz? Bununla insanlığın doğuşuna savaş açılmıştır. Bununla yapılmak istenen Kürtleri bir bütünen bitirmektir. Hem fiziki olarak hem de kültürel olarak bitirmektir.

İnsanlığın önüne dikilen ırkçı, kıyıcı bir devletin uygulamaları bu kadar açık iken askerleri, siyasetçileri, bürokratları ve sermayedarları bir bütünen Kürtleri soykırımdan geçirmek için harekete geçmişken tarafsız kalmak ırkçılık ve faşizmin tarafını tutmaktır.

Kaldı ki tarafsız kimse yoktur. Zorunlu olarak bir tarafa düşmanlık vardır. Bu da ya mazlumdan yana olmaktır ya da zalimden yana olmaktır. Zaten savaş tüm topluma sinmiştir. Bunu yapan soykırımcı Türk devletinin ta kendisidir.

Bunun lamı cimi kalmadı. Bir halk soykırımdan geçirilirken bunu iliklerine kadar hissetmemek onursuzluktur, insan olmamaktır. Asker günah, şu günah, bu günah kalmamıştır. Ne islamiyette ne de başka bir dinde kendi halkına karşı savaşmak amacıyla düşman ordusunda asker olarak yer almak vardır. Hiçbir yerde özgürlüğe kalkan halka karşı çıkmak meşru değildir. Özgürlüğe kalkan halka destek vermemek, ona savaş açmanın, ırkçılık ve faşizm dışında başka bir anlama geldiğini hiç kimse ileri süremez. Düşüncesinin bir kenarına bile getirmeye hakkı olamaz.

Hiçbir İslam ülkesinde kendi halkına karşı düşman ordusunda silah kuşanana rastlanmaz. Bu İslami bir ülke de olsa hakikat böyledir. Bir Türk Türklere karşı savaşmıyor, bir Fars Farslara karşı savaşmıyor, bir Arap Araplara karşı savaşmıyor. Bu nedenle bir Kürdün veya bir Türkün Kürt halkına karşı savaş açmış Türk ordusunda yer alması meşru değildir. Evlatlarını askere gönderip kendine dindar, kendine çağdaş diyen Kürt anneleri-babaları buna nasıl bir izah getirebilir. Kürt halkının en çekirdek ve en dinamik gücü olan HPG gerillalarına karşı savaşan Türk ordusunda yer almak tarihin ve insanlığın en lanetli bir durumudur. En aşağılık hayvandan beter bir durumdur, ihanetinde ötesindeki bir durumdur.

Halkın özgürlük gerillası dururken düşman ordusuna gitmek yalnızca Kürt halkına değil kendi kendine de savaş açmaktır. Kendini soykırımdan geçirmektir.

Bilinmeli ki Türklerde askerlik bir öldürme kurumudur. Bir cellat ve caniler kurumdur. Türk ordusunda askerlik yapan her kim olursa olsun, ister Kürt ister Türk olsun bir canidir. Gerilla ise Kürt halkının can damarıdır, öz suyudur, yüreğidir. Kürt halkına direnme gücü veren, yaşam veren kutsal özgürlük savaşçılarıdır.

Gerilla olmadan Kürdistan’da özgürlük davasının başarıya gideceğinin düşüncesine kapılmak kendini aldatmadır. Kürdistan halkı tarihinin en tehlikeli dönemecinde geçerken her Kürt genç kızı ve oğlu bunu bilmeli, gerillaya katılımdan başka bir seçeneğin özgürlük duruşu olmadığını yeniden gözden geçirmelidir. Bilinmeli ki gerillaya katılıma endekslenmeyen her örgütlenme nihayetinde düşmana hizmet eder. Düşmana hizmet etmezse de düşmanın denetimine girer.

Çünkü Türk rejimi yağma ve zulüm rejimidir. Bir topyekun savaşın
sipane xelat bildirdi: Tarih: 10.06.2007 12:09:
Türk generallerine müjde! Türkiye’nin yeni Enver Paşalarına müjde! Nur topu gibi bir savaş kapıda. Türk devletine de müjde, nur topu gibi yeni Enver Paşalar da kapıda! Hazır mısınız? Gerçekten hazır mısınız, kendinize güveniyor musunuz? Savaş pek yakında kapınızı da çalacak, bunu da unutmayın.GERÇEK SORUMLULAR PAŞALARDIR .
sipane xelat bildirdi: Tarih: 10.06.2007 11:56:
Ortadoğu Halklarının sorunları, yaşanan son çatışmalarla birlikte acil çözüm bekleyen bir aşamaya gelmiştir. Halkların çözüm beklentilerine ve kökleşmiş sorunlarına tarihsel bir perspektifle bakan ve geliştirdiği yeni paradigmayla çözüm projesini ortaya koyan Önderliğimiz, avukatlarıyla yapmış olduğu son görüşmede 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle yeni bir süreç başlatabileceğini belirtmiş, bunun akabinde KKK Yürütme Konseyi Başkanlığı yayınlamış olduğu Barış ve Demokratik Çözüm Deklarasyonu ile sorunların çözümünde Halkların lehine tavrını bir kez daha ortaya koymuştur. Önderliğimizin durumunun Halkımız açısından en hassas nokta olduğu bilinmektedir. Yine HPG olarak Önderliğimizin durumunun bizim için savaş ve barış gerekçesi olduğunu sürekli vurguladık. Bu hassasiyetler bilinmesine ve Önderliğimizin, Hareketimizin demokratik-barışçıl çabaları ortada olmasına rağmen, Türk ordusunun imha operasyonlarını daha da tırmandırması, Önderliğimizin barış çağrısına, devletin hücre cezası adı altında tecridi tahammül sınırlarını aşan bir noktaya vardıran provokatif tutumu ile Türk generallerinin yapmış oldukları açıklamalar savaşta ısrar eden tarafın, Türk devleti olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
sipane xelat bildirdi: Tarih: 10.06.2007 11:53:
<p style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; TEXT-INDENT: 0px">Savaşta Israr Eden Taraf Türk Devletidir


  son 5 Haber
  Seçenekler


  Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

  İlgili Bağlantılar

En çok okunan haber: Politika:

Kontak : webmaster@munzurum.com


Makaleler yazarın/yazarların fikri mülkiyetidir,
başka her şey © 2004 - 2008 by www.munzur.org ( rojamunzur.com ) ( Munzurum.Com ) ( DERSIM ) ( MUNZUR ) ( KALAN ) ( MAMIKE )

Sayfa Üretimi 0.0871 Saniyede, 11 Veritabanı Sorgusuyla